Şehri Bir Çocuk Kitabı Gözünden Anlamak: Washington D.C. Gezisi

Amerika Birleşik Devletlerinin başkenti olan Washington D.C. herhangi bir eyalet içinde yer almayan, doğrudan federal hükümete bağlı, ABD içerisindeki diğer şehirlere göre yönetimsel anlamda özel statüye sahip bir şehirdir. Şehrin içinde birçok resmi yönetim merkezi yer almaktadır. Diplomatik ve siyasi açıdan çok önemli bir şehir olan Washington D.C. ‘yi birçok farklı kaynaktan okuyarak anlamak ve öğrenmek mümkün elbette. Ancak çocuklarla geziyorsanız bu bilgiler çoğu zaman havada kalabilir. Durum böyle olunca yeni şeyler denemekte fayda var. Bir ülkenin tarihini bir çocuk kitabının rehberliğinde gezmeye ne dersiniz?

Kitabımızın adı Capital. Sanat tarihi eğitimi almış olan Lynn Curlee tarafından hazırlanmış, 2003 yılında yayımlanmış, ödüllü bir kitap. 

1

Washington D.C. 1 günde gezilebileceği gibi müzeler de işin içine girdiğinde 3 günlük bir gezi planını da rahatça kaldırabilecek bir yer. Havaların soğuması nedeni ile bizim gezi planımız 1 gün ile sınırlı kaldı. Belki tüm yıl açık olan ücretsiz birçok ilgi çekici müzeyi gezemedik ama Amerikan tarihinin açık hava müzesi niteliği taşıyan ve National Mall olarak adlandırılan alanı 2 küçük çocuk ile gezmiş olmak bizim için yeterli bir başarı oldu doğrusu.

Çünkü bana göre başkenti gördüm demek National Mall içerisindeki beş önemli noktayı gezdim, gördüm, bildim demek. O beş nokta; Washington Anıtı, Abraham Lincoln Anıtı, Beyaz Saray, Amerikan Kongre Binası, Jefferson Anıtı.

2

Ülkenin ilk başkanını onurlandırmak için, adını verdiği başkentin tam kalbinde inşa edilen Washington Anıtının doğusunda ABD’nin mimari sembolü Amerikan Kongre Binası, kuzeyinde başkanın evi ve ofisi olan Beyaz Saray, batısında ülkenin içinde bulunduğu en kötü çatışmalardan birini sonlandıran 16.Başkan Abraham Lincoln’un anıtı, güneyde Amerikan Bağımsızlık Bildirisinin Yazarı olan Thomas Jefferson Anıtı yer almaktadır. Lynn Curlee, Capital isimli kitabında; ABD Ulusunun bir ruhu varsa bunun hissedilebileceği en iyi yerin Natiolan Mall olduğunu, buranın ABD’nin sembolik kalbi niteliği taşıdığını vurgulamıştır.

Washington Anıtı

Washington D.C. kenti planlanırken böyle bir anıt yapılması gündeme geldiğinde Washington’ın bunu istemediği söyleniyor. Yine de ölümünden yaklaşık 50 yıl sonra yeniden gündeme gelmiş ve mimari bir yarışma sonucu formuna karar verilen anıtın yapımına başlanmıştır. Yapımı sırasında bütçe sıkıntısı yaşanmış bu nedenle inşaat yavaşlamış, bu dönemde ilk olarak Alabama Eyaleti para yerine taş göndermiş ve bu durum diğer eyaletler, şehirler, organizasyonlar ve ülkeler arasında da kabul görmüştür. Uzun bir surenin ardından tamamlandığında dünyada insan yapımı en yüksek yapısı niteliği kazanmıştır, taa ki 1889 yılında Eiffel Kulesi tamamlanıncaya kadar.

3

Kayda değer büyüklükte parklar ve bahçeler ile zenginleştirilmiş bir açık alan içinde anıt kendini gösteriyor. Asansör ile anıt içinden yukarı çıkma imkânı da var. Ancak ön rezervasyon gerektirdiğinden biz anıtın etrafında gezmek ile yetindik.  Yaklaşık 50 katlı bir gökdelen büyüklüğündeki böylesi bir anıtın üzerine dokunurken ki klasik turist fotoğrafını da çektirmeyi unutmadık. 

4

Abraham Lincoln Anıtı

Washington Anıtının batısında yer alan Abraham Lincoln Anıtı National Mall içerisinde yer alan bana göre en görkemli yapıydı. Mimarisinde Atina Akropolünde yer alan Partenon Tapınağından esinlenilerek tasarlanan yapı hemen önündeki Merdivenleri ve devamında bulunan Reflecting Pool ile gerçekten göz dolduruyor.

Amerikan tarihinin çok önemli tarihi protesto ve kutlamalarının yapıldığı bu yer en çok Martin Luther King’in “Bir Hayalim Var” konuşması ile akıllarımızda yer etmiştir belki de.

5

Biz gittiğimizde hava sıcaklığı eksili derecelerdeydi ve Washington Anıtı’ndan Lincoln Anıtı’na yürümek iki çocukla gerçekte çok zorlu bir yoldu. Yol boyu parklar ve havuzlar size eşlik etse de bizim gibi aileler için söz konusu koridor boyunca belirli aralıklarla dinlenme mekânları tasarlansa çok daha iyi olabilirdi.

Bunun yanında Lincoln Heykelinin bulunduğu kata çıkmak için merdiven kullanmamız gerekmedi. Merdivenlerin yanında mini bir müze ve asansör bulunuyordu. Böylece bebek arabası ile sorunsuz bir şekilde Lincoln Heykelinin bulunduğu kata çıktık. Buradan Washington Anıtı ve yansıması muazzam görünüyordu.

6

Beyaz Saray

Her ne kadar biz Beyaz Saray olarak Türkçeleştirdiysek de White House’un saray olarak adlandırılmasını Washington kesinlikle reddetmiştir. Zaten gördüğünüzde de anlıyorsunuz ki hiç bir iddiası olmayan çok sade bir yapı. Öyle filmlerde gösterildiği gibi büyük de değil. Curlee’nin kitabında anlattığı kadarı ile White House denmesinin nedeni ise binanın yapım aşamasında İngilizler tarafından yakılması ve yangının izlerini silmek için sonrasında yapının dış yüzeyinin beyaza boyaması üzerine halk arasında bu yapının Beyaz Ev olarak adlandırılmasıymış.

7

Beyaz Sarayı görüp önünde fotoğraf çektirtip de New York Madamme Tussauds Müzesindeki fotoğraflarla kolaj yapmasaydım ayıp olurdu herhalde.

 Capitol: Amerikan Kongre Binası ve Jefferson Anıtı

50 doların arka yüzünde de kendini gösteren ve ABD’nin en önemli mimari sembollerinden biri olan Amerikan Kongre Binası National Mall’un doğu yakasında Capitol Hill bölgesinde yer almaktadır. Her ne kadar 18. Yüzyılın sonlarında  Pierre L’Enfant tarafından kent planlanırken kongre binasının yeri belirlenmiş olsa da yapımı ve son halini alması yıllar yıllar sürmüştür. Mimari açıdan antik Yunan ve erken Roma Devletlerinin örnek alınması dönem başkanlarının asıl politik fikirlerin böylesi mekanlarda üretilebileceğini düşünmesindenmiş. Washington genelinde olduğu gibi Kongre Binasına ücretsiz giriş mümkün. Biz gezerken kubbe bölümünde tadilat vardı bu nedenle hayal ettiğimiz fotoğrafları çekme şansı bulamadık.

3. Başkan Thomas Jefferson Kongre Binasında bulunan Kubbe tasarımının en büyük destekçilerindenmiş. Onun bu mimari tasarıma olan ilgisi nedeni ile anısına yapılan anıt kubbe olarak tasarlanmıştır. Amerikan Bağımsızlık Bildirisi’nin çerçevesinin oluşmasında önemli rol oynayan Başkan Thomas Jefferson’a ithaf edilen Anıtın 20.yy ortalarında tamamlanması ile National Mall son şeklini almıştır.

Washington D.C.’den Notlar

Gerek mimarisi gerek insanları ile Washington D.C. ‘de gezerken bürokratik bir şehirde olduğunuzu hissediyorsunuz. Sadece şehrin kendisi değil kentte yaşayanlar da aynı duyguyu hissettiriyor. Hafta içi saat 17.00-18.00 ‘den önce terk edilmiş gibi duran sokaklar, bu saatlerden sonra siyah takım elbiseli, spor ayakkabılı, kulağında kulaklık olan ve hızlı yürüyen insanlarla doluyor.

Gerek yaya gerekse araç olmak üzere tafik düzeni ise insanı şaşırtıyor. Herkes kurallara uymanın yanında, diğerlerinin de uyduğundan %100 emin. En ufak bir hata kaos olur mu diye düşünürken akıllara Zor Ölüm 4 filmindeki sahneler geliyor. Hani trafik ışıklarını bozuyorlar da kent bir anda kaosun içine sürükleniyor ya.

Bunların yanında şehirde en çok dikkat çeken bir başka konu ise parklar ve parkları tamamlayan heykeller. Ve tabi çocukların sevgilisi sincaplar. Şehir sanki tarihi bir açık hava müzesi olarak kurgulanmış. Parklar, sokaklar insanı şehri gezerek keşfetme konusunda yönlendiriyor. Bebek Arabası ile olsa dahi. Her 50 metrede bir tarihi kaynaklı bir odak noktası var. Bilgilendirme ve yönlendirmelerse çok başarılı.

Diğer bir deyişle, şehrin düzeni her konuda kendini gösteriyor.

Yazan: Hüseyin Emir ve Beyza’nın Annesi Merve

Benzer Yazılar
SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN!