Sağlıklı Yaşam İçin Alkali Beslenme

Merhaba sevgili okurlar,

Sağlıkta, güzellikte, kozmetikte, modada, iletişimde kısacası her alanda doğallığı savunan bir biriyim. Sizlerle buluştuğum bu ilk yazımda ise son yıllarda sıklıkla duymaya başladığımız “alkali yaşam” üzerine yazmak istedim.

Aslında dünyaya geldiğimizden beri vücudun aradığı denge alkali halde olabilmek. Dolayısıyla sağlıklı bir yaşam için alkali beslenmenin önemi oldukça büyük. Hem çocuğunuzun hem de sizin hastalıklardan korunarak, bağışıklığınızın güçlü kalabilmesi dengeli, alkali ve doğru beslenmeyle oldukça yakından ilişkili.

en-dogalindan-1

Peki nedir bu alkali beslenme?

Alkali beslenme ağzımızdan içeri giren her gıdanın hücresel seviyede asidik ya da alkali etkisini açıklıyor. Yediklerimizin bedende asidik bir ortam oluşturması hücreleri zamanla yıpratarak hücresel hasara yol açıyor ve hücre yeterli derecede oksijeni alamadığı için hücrelerin kanserleşme sorunu ortaya çıkıyor. Kanserli hücreler, dokuya, dokudan organlara kadar atlıyor. Alkali beslenme ise tam tersi bir ortam oluşturarak bağışıklık sistemi ve sağlığı koruyor ve sağlığımızı daha da iyiye götürüyor.

Besin gruplarının 0 ile 14 arasında bir değeri mevcut. Şöyle ki: PH 0 ile 7 arasındaysa asidik, 7 PH notr, 7 üstü ile 14 arası PH alkali olmuş oluyor. Sadece asidik yiyecekler değil, yaşam koşturmacası, stresli geçen ev ve iş yaşamı, bünyemize giren kimyasal ve sentetik metaryaller, alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklar alkali beslenme alışkanlığının hayli uzağında, oldukça asidik bir ortam yaratıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlar bir nevi bünyelerinden asidi uzaklaştırmak için bir formül uygulamalılar. Vücutlarını alkali seviyeye çekmek için %80’e %20 kuralı var. Kısacası yediklerimizin  %80’inin alkali %20’sinin asidik olması mühim. Bu durumda alkali su ve alkali suyun faydalarını da sık duyuyorsunuzdur. PH derecesi yüksek su anlamına gelen alkali su tüketmek alkali beslenme yaşam tarzında da mutlaka olması gerekiyor.

Şimdi genel yiyecek gruplarında asit/alkali seviyesinin alkali beslenme için ne derecede olduğunu yakından görebiliriz. Unutmayalım ki PH seviyesi yüksek gıdaları tüketmek doğru ve sağlıklı olandır. Aşağıda PH ı yüksek belirttiğim gıdaları bolca tüketmenizi tavsiye ederim.

en-dogalindan-2

Alkali Beslenme Seviyesi (SAĞLIKLI SEVİYE)

PH 9:Stevia, limon, karpuz, greyfurt, mango, papaya, soğan, sarımsak, çiğ ıspanak, brokoli, kuşkonmaz, maydanoz, tüm yeşil sebzeler, zeytinyağı

PH 8: Yeşil çay, ketentohumu yağı, badem, keçiboynuzu, tatlı patates, kereviz, marul, balkabağı, kok sebzeler, taze fasülye, kabak, bamya, çilek, armut, elma, kivi, üzüm, kavun, incir, hurma pirinç şurubu, akçaağaç şurubu…

PH 7: İşlenmemiş bal, portakal, muz, kiraz, ananas, şeftali, avokado, havuç, domates, nane, taze mısır, mantar, lahana, bezelye, zeytin, tofu, soya fasülyesi, kestane, kanola yağı, darı, yabani pirinç, keçi sütü, keçi peyniri, soya sütü, soya peyniri, peyniraltı suyu

Nötr Seviye (NORMAL SEVİYE)

PH 6:Kuşüzümü, portakal, kayısı, incir, kivi, şeftali, tatlı su balığı, kestane, üzüm, mandalina

Asidik Seviye (HASTALIK SEVİYESİ)

PH5:İşlenmiş bal, pekmez, erik, işlenmiş meyve suları, pişmiş ıspanak, Meksika fasülyesi, borülce, kabak çekirdeği, ay çekirdeği, mısır yağı, esmer pirinç, geyik eti, soğuk deniz balıkları, yumurta, tereyağı, yoğurt, lor peyniri

PH4: Beyaz şeker, kahverengi şeker, vişne, ravent, patates, barbunya, kuru fasülye, pekan cevizi, kaju fıstığı, beyaz pirinç, mısır, karabuğday, yulaf, çavdar, hindi, tavuk, kuzu eti, çiğ süt, kahve…

PH3: Yapay tatlandırıcılar, yabanmersini, kuru meyveler, kakao, yerfıstığı, ceviz, buğday, beyaz un, makarna, hamur işleri, dana eti, domuz eti, kabuklu deniz ürünleri, dondurma, alkol, meşrubatlar…

Dolayısıyla asidik gıdaların yanında mutlaka alkali seviyesi yüksek gıdalar yer almalıdır. Alkali beslenmenin en doğru örneklerinden biri de protein yani et grubu ağırlıklı bir menünün yanında mutlaka bol çiğ yeşillik ya da yeşil bir salata yer almalı. Etin yarattığı asidik ortamı sebze ve yeşillikler alkali hale getirerek, ortamdaki asidi vücuttan uzaklaştırır. Eğer vücut asidi hep yüksek seviyede kalırsa bir dizi kronik hastalık ile uğraşmak zorunda kalırsınız.

en-dogalindan-3

Peki en basit yöntem ile vücudun asidik olup olmadığını nasıl ölçeriz?

Gün içinde idrarınızın rengini kontrol edin. Eğer koyu sarı ise vücudunuzun asit yükü artmış demektir. Böyle bir durumda hemen bolca su içilmeli veya alkali sebzelerle asit ortamı azaltılmalıdır. İdrarınız renksiz ya da açık renkteyse, bu durum vücut asidinin de normal ya da düşük seviyelerde olduğunu gösterir. Bu ufak ve kolay deney ile sağlığınızın gidişatı ile ilgili mesajlar alabilirsiniz.

Netice olarak beslenme alışkanlıklarında bu detaylara dikkat ederek alkali beslenme yapabilir, sağlıklı bir ömür sürebiliriz. Çocuklarımızın da alkali beslenmelerine özen göstererek, onları hastalıklardan uzaklaştırabiliriz.

Sağlıkla kalın, alkali beslenmeye geçin

Hülya Çayoğlu Kurtkal, Blogger

www.endogalindan.com kurucu

 

Haftalık E- Bültenimize Abone Olun!

SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN!
CLOSE
CLOSE