Kalbimiz Budapeşte'de Kaldı

budapeşte_şçh7

Ailecek birlikte çıkacağımız ilk Avrupa seyahatimiz Kurban Bayramı tatilinde Budapeşte oldu. Daha önceki yurtdışı seyahatlerimizde hep grup halindeydik. Tatile Eylül sonu çıktığımız için tam hava değişimleri sebebiyle hava durumunu son dakikaya kadar takip ederek bavulumuzu seyahatimizden bir gün önce hazırladık. Eşim ve ben yürüyerek gezmeyi çok sevdiğimiz için kendimize sadece spor ayakkabı ve spor kıyafetler aldık. Oğlumuz Can için ise yağmurluk, ince ve kalın birkaç çeşit kıyafet, uçakta giderken vakit geçirmesi için boyama kalemi ve kitabı, çok zaman geçirmesinden hoşlanmasam da bazen gerekli olan ipad, ihtiyaç duyabileceğimiz ilaç ve vitaminler aldık. Bir orta boy valiz ve Can pek hoşlanmasa da ihtiyaç duyabileceğimiz bebek arabası ile 5 günlük seyahate hazırdık. İşlerimizin esnekliği sebebi ile biz havaalanında bayram yoğunluğunu yaşamak istemediğimizden arife gününden bir gün önce gidip bayram sonu cumartesi dönüş organize etmiştik.

budapeşte_şçh2

THY ile Atatürk Havalimanı’ndan akşamüstü saati başladı uçuşumuz, hava yağmurluydu İstanbul’a hoşçakal derken biz. Uçuşumuz yaklaşık 1,5 saat sürdü ve oldukça hızlı ve rahat geçti.

 budapeşte_şçh

 Macaristan’ın başkenti olan Budapeşte Tuna nehrinin iki yakasındaki Budin ve Peşte’nin 1873 yılında birleşmesiyle oluşmuş bir şehir. Şehir Tuna’nın batı tarafında Buda (Budin) ve doğu yakasında Peşte şeklinde iki bölüme ayrılmış. Tuna’nın batı kıyısında Buda kalesinin çevresindeki bölgede tarihî semtler uzanıyor. Şehrin iş merkezi ve kalabalık semtleri ise Tuna’nın doğusundaki Peşte kısmında. Budapeşte gezdiğim en güzel Avrupa şehirlerinden biriydi diyebilirim.

 budapeşte_şçh5

Otelimiz Peşte tarafının en hareketli caddesi olan Vacy Street’e yürüyüş mesafesinde tertemiz ve güler yüzlü personele sahip olan ROOMBACH HOTEL idi. Budapeşte gezimizin ilk günü şehre hakimiyet sağladık. Eşimin bu konuda oldukça bir yeteneği var o yüzden ben pek çaba harcamadım, anın tadını çıkarmaya çalıştım. Can, kendi ülkemizden farklı bir yerde olduğumuzu, farklı bir dil konuşulduğunu farkında ancak şehre hemen adapte olacak kadar da heyecanlıydı.

 budapeşte_sehrincocukhali

Budapeşte’de hava kararmıştı vardığımızda otele. Yemek yemek için bir yerler aramak üzere kendimizi attık sokaklara. Otelimizin birkaç sokak yanında bir restoran bulduk. Burası o kadar kalabalıktı ki dikkatimizi çekmemesi mümkün değildi. İlk akşama göre harika bir yemek yedik. Açıkbüfe salata bar, kendin seçtiğin etlerini pişiren dev bir barbekü ve harika tatlılar. Can için çok lezzetli çorbalar vardı. En meşhur yemeği Budapeşte’nin Gulaş çorbası ama bizim bildiğiniz etli patates yemeğimiz gibi J oldukça lezzetliydi. Sonra biraz yürüyerek yediklerimizi yakalım dedik ve Can’ın tüm Budapeşte seyahatinde en keyif aldığı SZİGET EYE (Dönmedolap) deneyimi yaşadık. Eşim yükseklik fobisi sebebi ile binmedi ama Can’ın dev kabinlerin içerisine binip yükselmeye başladığımızdaki heyecanını görmek keyifli bir anı oldu. Özellikle akşam binerseniz BUDAPEŞTE’nin o ışık oyunları ile aydınlanan muhteşem manzarasına hayran kalacaksınız.

 budapeşte_şçh3

Ertesi gün kendimize hemen bir HOP ON HOP OFF otobüs bileti alarak yürüyerek çıkamayacağımız tepelerde harika tarih ve yemyeşil manzaraları deneyimledik. Can üstü açık otobüs turundan çok keyif almıştı. Türkçe dil seçeneği olan bir otobüste olmamız tam bir şans oldu, kulaklığını da takarak gerçekten anlarmış gibi BUDAPEŞTE tarihini dinledi. Ara sıra sorulan sorulara biz de anlayabileceği şekilde cevap verdik. 24 saatlik bir bilet aldığımız için istediğimiz otobüs durağında inip gezip sonra tekrar otobüse biniyorduk. Parklardaki küçük bahçeli cafelerde yemek yedik, çimlerde uzandık, yakalamaca oynadık.

 budapeşte_şçh6

Budapeşte para birimi Euro değil, Forint’tir (HUF). Değeri Türk Lirası’na çok yakın olduğundan alışveriş kısmımızda çok eğlenceli geçti. Kendimize buradan hatıra olarak bir sürü şey aldık. Ayrıca büyük mağazaların olduğu caddelerde Cafe ve Restoran açısından da oldukça zengindi.

Dev kapalı market GREAT MARKET HALL’a dışarıda yağmur yağarken kendimizi attık. Burada her şeyi bulmak mümkün, yemişler, kasap, meyve sebze, hediyelik. Can’ın çok hoşuna gitti çünkü görmediğimiz birçok yemiş, meyve sebzenin burada tadına bakma fırsatımız oldu. Hediyelik eşya kısmı çok turistik olduğu için gezmeyi pek tercih etmedik ancak gezilebilir. Gezerken bir park görünce her gün belki 1 saat Can’ın parkta oynaması için bıraktık biz de kahvelerimizi alıp banklarda sohbet edip, kitap okuduk eşimle. Öyle özgür bir tatildi ki hepimiz için. Hatta bir gün çok yağmur yağdığı 2 saat Starbucks’da kitap okuduk. Bizim için tatil buydu işte bazı şeyleri koştur koştur yapmak değil de özellikle iş stresinden, şehir kalabalıklığı ve hayatın koşturmacasından vakit bulamadığımız şeyleri yapabilmek.

 budapeşte_şçh1

Budapeşte’de yapamadığımız bir nehir turu oldu, nehir turlarına hava çok serin olduğu için cesaret edemedik; bir de hamam sefası süremedik, çocukla pek mümkün olamayacağını düşündük.

Kalbimiz Budapeşte’de kalarak ayrılma günü geldi. Keyifli bir dönüş yolculuğu sonrasında akşamüstü saatlerinde İstanbul’a dönüş yaptık.
Yazan: Ebru Aktürk
 

Benzer Yazılar
SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN!