Çocukla Mykonos Tatili!

Okurlarımızdan Özlem Yıldırım, eşi ve 2,5 yaşındaki oğluyla gittiği Mykonos tatilinden çok keyif almış. Diğer aileler de tecrübelerinden faydalansın diye tatil anılarını ve önerilerini bloğumuzda paylaştı.

mikanos7

Bu yılki tatilimiz diğerlerine göre daha uzun olacağı için değişik bir şeyler yapalım istedik ve Mykonos’a gitmeye karar verdik, ve  sonra Mykonos’a 2,5 yaşında bir çocukla gideceğimizi duyan ve daha önce Mykonos’a giden genç arkadaşlarımız bize bunun pek de iyi bir fikir olmadığını, hatta çılgınlık olduğunu söylemelerine rağmen yılmadık : )  Tripadvisor’da bir yorumcunun “Mykonos’a çocukla gidilir mi?” sorusuna başka bir kullanıcının: “Çocukla Mykonos’a gitme, Disneyland’a git!!” yanıtı ve diğer konular beni başta biraz ürkütmüş olsa da, “tecrübe önemlidir, ama en değerli tecrübe kendi tecrübendir” özlü sözünü de Mykonos’ta tekrar doğrulamış olduk. Mykonos tecrübelerim birkaç başlık altında şöyle:

 mikanos9

Hazırlanırken: Gitmeden önce adayı biraz tanımakta fayda var. Çok büyük bir ada değil ama taşıta ihtiyaç duyuyorsunuz. Bir ucundan bir ucuna 45 dakikada ulaşmak mümkün. Havaalanı şehrin ortasında. Ada deniz ve kıyı ve manzara dışında pek bir doğal güzellik barındırmıyor. Öyle yemyeşil ağaçlar, şırıl şırıl akan sular, kuşlar adası değil. Aksine biraz boz bir ada. Ve biraz rüzgarlı. Ama bunların yanı sıra pek çok alternatifi var. Mykonos’ta ne ararsanız onu buluyorsunuz. Huzursa huzur, partiyse parti, denizse deniz, yemekse yemek.

Resim4

Oğlumla daha önce yaptığım yurtdışı tatillerden tecrübe edindiğim üzere, benim oğlumun ülke sınırlarını geçince yemek düzeni ve tercihi 180 derece değişiyor. O yüzden ben, biraz da sağlıklı beslenme konusundaki takıntım sebebiyle, her seferinde yanıma çerezler, değişik organik gevrekler ve kendi yaptığım kurabiyeler vs alırım. Mykonos’a giderken de aldım ama hiç gerek yokmuş meğer. Çünkü Mykonos, uçakla gidecekseniz tam da havaalanının karşısında büyük şehirlerdeki Macrocenter’lar ayarında süper bir market içeriyor. Adı da zaten Super Flora 🙂 burada envai çeşit gevrek, organik meyveli yoğurtlar, tap taze meyveler, şekersiz atıştırmalıklar vs bulabilirsiniz. Hatta çok özel seçimleriniz yoksa, yanınızda taşımak yerine tatil şampuanınızı sabununuzu da adaya ayak basar basmaz buradan alabilirsiniz. Onun dışında da klasik bir tatil çantası yaptım. Akşamlar biraz rüzgarlı, banyo sonrasında çıkılan akşam yemekleri için yanıma oğlum için bir penye bere aldım ve orada da kullandım. Türkiye’de yapılan tatillerde çok fazla ihtiyaç duymayacağınız için çantanıza belki de atmayacağımız sweatshirtleri de epey kullandık. Çünkü adalar rüzgarlı ve akşam bir miktar serinliyor. Adada ulaşım aracı ATV ve motor. Fakat çocukla bu alternatifleri es geçip bulabildiğiniz en minik arabayı kiralıyorsunuz. Yüksek sezonda bu işi önceden yapmakta fayda var.

Resim3

Ada çok çeşitli restoranlar, cafeler hatta organik yemek servis eden restoranlara da sahip. Gitmeden önce defalarca kere uyarıldığım için B planım olarak etraftaki diğer adaları da araştırdım ve çocuk dostu olarak tavsiye edilen Naxos adasını ve Mykonos’a oldukça yakın olan Paros adasını da gündemime aldım.

Konaklama: İlk baktığımda oldukça uygun olan adanın büyük otelleri, adaya gitmeye karar verdiğimde inanılmaz fiyatlarla karşıma çıkınca, daha önce adaya giden bir arkadaşımın önerdiği merkezde bir aile işletmesinde konakladık, iyi ki de öyle yapmışız. Otel sahipleri inanılmaz tatlı insanlardı, hatta kalış süremiz uzun olunca oğluma Yunanca bile öğretmeye başlamışlardı 🙂 Odamızdaki minik buzdolabı birkaç dışarıda kahvaltı tecrübesinden sonra çok işimize yaradı. Bahsettiğim marketten alışveriş yaparak neredeyse tüm kahvaltılarımızı odamızın önündeki minik verandada yaptık, hem zamandan hem de paradan ciddi bir tasarruf ettik böylece. O veranda yine akşamları küçük oğlumuz uyuduktan sonra bizim için güzel bir sohbet ve dinlenme alanına dönüştü 🙂

 mikanos1

Yolculuk: İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Atlasglobal havayolları ile 1 saat 10 dakikada Mykonos’a iniyorsunuz. Bizim uçuşumuz sorunsuz geçti. Uçak oldukça rahat, geniş ve tertemizdi. Havaalanı da minicik bir yer. Kaybolma yorulma ihtimali yok havaalanının içinde. Çıkınca araba kiralama şirketlerinin sıra sıra ofisleri var. Biz günlüğü 40 Euro’ya bir araba kiraladık ve oldukça rahat ettik. Bu fiyatın içinde sigortalar ve çocuk koltuğu vardı. Ancak çocuk koltuğu dedikleri şey bir yükseltici. Hiç kullanmadığımız bu alet için günlük fazladan 4 Euro ödemiş olduk, aklınızda olsun.

 Resim1

Deniz dışı aktiviteler: En güzeli gün batımı. Güneşin batışı Mykonos’ta resmen bir ritüele dönüşüyor. Yel değirmenlerinde, Little Venice’te, her yerde büyük bir kalabalık güneşin batışını izliyor çünkü gerçekten izlenmeye değer. Şehrin içi akşamüstü yürüyüşleri için oldukça güzel. Dar sokaklar, eski liman tarafı görülmeye değer. Uzun zamanınız varsa bir saatinizi de deniz fenerini görmeye ayırabilirsiniz. Biraz sapa bir tepede ve içinde/etrafında başka hiçbir şey yok ama manzara büyüleyici. Adada müzeler de var ama biz tercihimizi bu yönde kullanmadık.

 Resim2

Alışveriş: Tüm market alışverişleri ve serinlik için Super Flora, onun dışında adada pek alışveriş yapmadık. Yalnızca İstanbul’dan aldığımız güneş kremi bozuk çıkınca oğlum için adada krem aramak durumunda kaldık. Bu açıdan da ada çok zengin, doğal ve organik ürünler satan pek çok mağazası mevcut.

 mikanos11

Plajlar: Ada genel olarak rüzgarlı ve duyduğumuz kadarı ile tüm cyclade’lar böyle. Bazen başlıyor ve 3-4 gün sürüyor. Ama yanıltmasın, hiç uçurmuyor. Aksine rahatlatıyor. Güneşi fazla hissetmiyorsunuz ve ferahlatıcı bir etkisi var 🙂 plajların kimi kum, kimi iri kum. Söylendiği gibi çıplaklar evet var, ama biz hiç rahatsız olmadık. Eşcinsellik de adada hiç dikkatimi çekmedi. Bunda seçtiğimiz plajların da etkisi olabilir tabi. Plaja çocukla gittiğinizde biraz kenar köşe şezlonglara yönlendiriliyorsunuz, ama diğer çocuklu aileler de buralarda olduğu için bu durum bizi çok üzmedi, aksine işimize geldi. Plajlarda genellikle tüm gün için 2 şezlong 1 şemsiyeye 10-20 Euro arası bir para ödüyorsunuz. Kimi plajlarda ön sıralarla arka sıralar arasında 3-5 Euro fark olabiliyor. Şezlonga şemsiyeye ihtiyacım yok derseniz havlunuzu istediğiniz yere serip plajdan faydalanabilirsiniz. Plajlar enine boyuna oldukça geniş alanlar ve hepsinde ücretsiz bölgeler var. Buradan alıştığımız iskeleleri adanın hiçbir yerinde göremedik ve hiç de üzülmedik. Yani denizin üzerinde hiç tesis yok 🙂 Öğlen yemekleri için plajların içindeki tesisler var.  Bu tesisler hem biraz dinlenme, hem de öğlen sıcağını geçirme fırsatı verdi bize. Adalar içerisinde en pahalı adanın Mykonos olduğu söyleniyor, fiyatların elbette gittiğiniz yerlere göre, İstanbul’un Bebek/Etiler/Nisantaşı’ndan bir miktar daha düşük olduğunu söylemem gerek. Ancak hizmet kalitesi çok çok yüksek seviyede. Çalışanlar çok güler yüzlü ve ilgili. Ayrıca adada kaldığım süre içerisinde 1 kere bile kirli/kokan bir tuvalet görmediğimi eklemem gerek.. Özellikle bu tatille birlikte oğlum tuvalet alışkanlığı kazandığı için bu benim için çok değerli oldu 🙂 Plajlarda 1-2’si dışında otopark ücretsiz. Ama arabanızı park edip anahtarını size iade eden valelere tabi ki bahşiş verebilirsiniz. 🙂 Plajları da biraz detaylandırayım:

 mikanos3

Ornos Beach: Burası adanın merkezine en yakın beach. Oldukça korunaklı, dalgasız ve rüzgarsız. Biz burada Pasaji isimli tesisi tercih ettik ve toplamda 4 kere burada denize girdik. Öğlen yemekleri için tesisleri oldukça güzel. Her yerde olduğu gibi makarna/burger seçeneklerini bulabiliyorsunuz. Eğer restoranda yemek istemezseniz yollarda oldukça yaygın olan fırınlardan tanesi 3 Euro civarına kocaman sandviçler ve içecekler alıp plajda yiyebilirsiniz. Bu tesisin kendi otoparkı var.

 mikanos5

Panormos Beach: Buradaki tek tesis Panormos beach. Göz alabildiğine kum. Denizin içinde ise kimi bölgelerde minik taşlar var. Restoranının da yerleri kum olduğu için çocukla oldukça kolay zaman geçiyor. Buraya birkaç defa gittik. Gölgesi oldukça fazla. Denizi rüzgarlı günlerde biraz dalgalı olabiliyor. Restoranın yanındaki gölgede yer alan armut tipli koltuklarda takılmak isterseniz para ödemiyorsunuz.

Kalo livadi: Burası bir miktar pahalı olmakla birlikte benim favori plajım oldu. Plaj ve deniz kum. Rüzgarsız bir bölge. Denize Solymar isimli tesiste girdik. Solymar dışında Monarch diye de bir tesis vardı. Bu ikisi adanın benim gördüğüm en şık plajlarıydı.

Paradise / Super Paradise: Gitmeden önce muhtemelen duyduğunuz o cennet plajlar yani paradise ve Super paradise’a biz gitmedik. Merak ediyorduk ama hiç fırsatımız olmadı. Saat 16:00 sonrası yükselen müzik sesi bize çok cazip gelmedi. 2 kişi tarafından da plajların biraz kirli olabileceği konusunda uyarılınca iyi tecrübelerimize birkaç kere gitmeyi seçtik.

mikanos4

Agrari Beach: Gitmeden en çocuk dostu plaj diye duyduğumuz için ilk günden gittik. İnce kum değil, hafif iri kumlu bir plajı var. Deniz adanın her yerinde olduğu gibi çok temiz ve dalgasız. Denizin içinde büyük kayalar var. Beachin içindeki restoranda günlük menü çıkıyor. Bir minik çocuk parkı bile var.

Ftelia: Çok rüzgarlı bir günde denize girmek istemezseniz burada sörf yapanları izleyebilirsiniz.

Platis gialos: Buraya bir akşamüstü gittik. En çok çocuk nüfusunu burada görmüş olabiliriz. Denizi kumlu ve oldukça rüzgarsız bir koy. Yan yana pek çok tesis var.

mikanos8

Psarou: Ünlü Nammos beach burada yer alıyor. Otel sahiplerimizin az rüzgarlı olduğu tavsiyesi ile buraya gittik. Nammos’un yanındaki tesiste denize girdik ve izLeyen günlerde gitmeyi planladığımız Nammos’a da bir göz atma şansı edindik. Nammos’ta da diğer plajlarda olduğu gibi hizmet süper görünüyor, ancak şezlonglar inanılmaz sıkışıktı. Diğer plajları görüp rahat edince buraya gitme fikrinden vazgeçtik.

Elia Beach: Burası da adanın en güzel huzurlu plajlarından. Yine bir minik çocuk parkı içeriyor. Plaj kum. Biraz rüzgarlı olabiliyor.

Yemek: Adada akşam yemeği 10’da başlar diye uyarılar okumuştum. Hiç karşılaşmadım. Gayet 8 civarı tüm restoranlar doluyor. Yemek kültürleri bizimkinden hiç uzak değil. Mesela Musakka tüm lokal restoranlarda yer alıyor. Deniz ürünlerini pişirmeyi çok iyi biliyorlar. Lokal lokantalarda kendinize Asmalimescit’te kurduğunuza benzer bir masa kurmanız mümkün. Aşağıda aksam yemeği için gittiğimiz restoranları yazdım. Hepsinden de memnun kalktığımızı söyleyebilirim. Genellikle kalabalık oluyor. Ama yer bulunuyor bir şekilde. Aşağıdakilerin hiçbirinde kapıdan dönmedik ama kiki’s gibi yerlere gitmeyi planlıyorsanız rezervasyonsuz 1 saat sıra beklemeyi göze almalısınız. Özellikle rezervasyon gerekenleri yanına yazdım.

mikanos10

Niko’s by the sea: 4 aksam yemeği yediğimiz bu yerde kömürde balık ızgara, muhteşem gün batımı manzarası, mezeler, geleneksel yunan mutfağı için (rezervasyon gerekli). Yanı plaj olduğu için çocukla çok rahat oldu.

Niko’s tavern: Güzel yemekler mezeler, geleneksel yunan mutfağı için (eski liman tarafında, rezervasyon gerekli)

Kalosta: Panormos’ta yer alıyor. Geleneksel Yunan mutfağı, meze, balık için.

Ntekoto: Ano mera’da, kahvaltı ve öğleden sonra atıştırmalıkları ve belki içki için (bizim melemen benzeri yiyecekleri var).

Pasta Fresca Barkia: Muhteşem makarna çeşitleri için. Makarna çocukla oldukça risksiz bir seçenek olduğu için buraya 1 akşam gittik. (Mykonos merkezde, rezervasyon gerekli).

Apaggio: Ornos’ta deniz kıyısında sakin bir balık restoranı. Her şey oldukça taze ve lezzetliydi.

Trio Bambini: Biraz pahalı olmakla birlikte krep’in tatlı ve tuzlu en güzel halini ve en güzel dondurmayı burada yedik. Mykonos merkez’de.

Nice And Easy: Yel degirmeni ve günbatımı manzarasında organik yemekler içeren menüsü için. Mykonos merkez’de.

Veranda: Little Venice’de yan yana yer alan kafelerden bir tanesi. Manzara, gün batımı ve dinlenmek için.

Solymar ve Panormos plajlarındaki tesisler: Bir miktar pahalı olmalarının yanı sıra Zengin ve lezzetli menüleri ile öğlenin yanı sıra akşam için de alternatif olabilirler.

 mikanos2

Civar adalar: Paros ve Naxos en yakın olanları. Biz Naxos’a gitmeyi tercih ettik. Ancak plaj açısından Mykonos’un konforuna alıştıktan sonra Naxos’un bizi çok mutlu ettiğini söyleyemeyeceğim. Bunda gittiğimiz gün çok rüzgarlı olmasının da etkisi olabilir. Ancak adanın çok güzel, tarihi ve sürprizlerle dolu bir merkezi var. Oralarda yürümek ve küçük  lokal dükkanlardan alışveriş etmek için bile gittiğimize değdi diyebilirim. Mykonos’a kıyasla oldukça ucuz olduğunu da eklemeliyim. Arabalı feribotla gittik, yol 45 dakika sürüyor. Araba dahil tek yön 90 Euro civarı ödedik.

Yazdıklarımdan da anlaşılabileceği üzere, Mykonos tatili bizim için oldukça doyurucu oldu. Oğlum 12 gün boyunca çok mutluydu, biz de hem dinlendik, hem güzel yemek yedik, hem de ailece vakit geçirdik ve neredeyse hiç tatsız tecrübe yaşamadan evimize döndük. Mykonos ve çocuk konularında endişeleriniz varsa, duyduklarınızı biraz kulak arkası ederek gönül rahatlığı ile planınızı yapabilirsiniz. Tabi başta da söylediğim gibi “tecrübe önemlidir, ama en değerli tecrübe kendi tecrübendir”.

 Yazan: Özlem Yıldırım
mikanos6

Not: Bu keyifli ve detaylı seyahat yazısı ile fotoğraflar için Özlem Yıldırım’a çok teşekkür ederiz. 

Benzer Yazılar

Haftalık E- Bültenimize Abone Olun!

SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN!
CLOSE
CLOSE